Önceki yazılarımıza buradan erişebilirsiniz.


BU GERİ ZEKALILARLA


YAŞAMAK ZORUNDA MIYIM?


"Bunlar insansa ben insanlıktan çıkıyorum... "

Dilimizde tüy bitti "Neler oluyor? Biz nereye gidiyoruz? Çoluğumuza çocuğumuza sahip çıkalım, onlarla ilgilenelim" diye, lakin kulak asan yok. Nasıl bir memleket oldu burası bilemiyorum. Artık paranızla bile bir iş yaptıramaz oldunuz. Etrafta sözüm ona insan kılıklı orangutanlar (ki memletimin bir bölümünü tenzih ederim...) ustayız diye dolanıyorlar. Biri bir iş yapıyor diğeri geliyor onu yıkıyor derken bu silsile halinde devam ediyor sonunda siz ortada g..t gibi kalıyorsunuz.
Kime sorsan diğeri hatalı. Paçozluk diz boyu. Ya kardeşim şu memlekette aldığı paranın hakkını verecek bir adam kalmadı mı? Nerede bu haram, helal? Yani bütün bu iyi insanlar nereye gitti anlamış değilim. Vatandaş bir türkü tutturmuş "Haram helal var Allah' ım, çoluk cocuk yer Allah' ım" gidiyor, aman ne güzel...
Her şeyin başı eğitim öğretim dedik çocuklarınız bizim çocuklarımızdır dedik elimizden geleni yaptık ve yapmaya çalışıyoruz ama zerre kadar memlekette ilerleme yok. Bilakis eğitimsizlik, vandallık, arsızlık depar attı gidiyorlar. Okullarımız şer yuvaları gibi. Öğretmende de idarecide de kimse de yetki adına hiç bir şey yok. Orta bir yönetmelik var onun da uygulandığı yok...
Kardeşim okullara tıktığınız bu pisliklerin okullarımıza az da olsa gelen iyi insan vasfını taşıyan kardeşlerimizin eğitim öğretim hakkını elinden almaya ne hakkı var? Nerede görülmüş çürük elmanın bir kasa taze elma arasında dura dura tazeleğini kazandığını geri zekalılar. Mevzu basittir bir çürük elma zamanla bir kasa elmanın hepsini çürütür. Bunun için alim mi? Olmak lazım.
Zaman zaman kıymetli şairimiz Mehmet Akif ERSOY' un Zulmü Alkışlayamam şiirinde dediği gibi:
...
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
...
Bir taraftan hadi diyoruz, "biraz daha gayret, bunlar da bizim insanımız bir gün bizi anlayacaklar, bir gün onlarda diğer insanlara saygı duymayı insan gibi yaşamayı öğrencekler..." diye. Ama nerede, sen konuş dağlar taşlar dinlesin. İşin traji-komik tarafı bu gerizekalıların toplum içerisine salınıverip kendi başlarına dolaşmalarına izin verilmeleri.
Bu tipler için okul bir lüks, bunlara okul değil ıslahane şart. Çünkü insan olmanın gerektirdiği hiç bir vasfı taşımıyorlar, öğrenmeye direnç gösteriyorlar, etraflarına kin, nefret kusuyorlar ve topluma pislik saçıyorlar. Çünkü bunların ebeveynleri (ki onlar asıl çıban başı) bunları sadece doğurmakla yetinmişler, onlar için iyi yada kötü fark etmiyor. Bu tiplerde her türlü çalışma (ders çalışma, karnını doyurmak evini geçindirmek için çalışma) alışkanlığı yok, acıma duygusu yok, vicdan yok, yok Allah yok...
Şimdi soruyorum bu pisliklerin okullarımızda ne işi var? Bunlar ne yapmaya geliyor okula? Siz neden pislik olma rüşdünü ispat etmiş bu tipleri okullarımıza tıkıyorsunuz? Okullar insanlar içindir. Eğitim, öğretim yuvasıdır, siz bunları bilmiyor musunuz? İyi aile terbiyesi almış insanların bu tiplerden çektiği eziyet nedir? Misal:
Bir herif-i na' şerf vatandaşın yolda duran aracının aynasını göz göre göre kırıyor? "Dur !" diye seslendiğinizde "Buraya araba mı parkedilir?" diyor. Elinden gelse dövecek...Polisi arıyorsunuz "Maddi hasarlı kazalarda, vur kaçlarda bizim yapacağımız bir şey yok..." diyorlar. Bir müddet sonra sürücü olacak itin, ehliyetsiz olduğunu kullandığı aracın hal aracı olduğunu ve bunun için gerekli belgelerinin de olmadığını öğreniyoruz...Sonrasında ne mi? oluyor, Bir b..k olmadı.
Şimdi vergisi veren, kurallara uyan, hatta sigorta kasko vs. yaptıran borçlarına sadık olan bizim gibi vatandaşın bu itlerin elinden çektiği nedir? Şayet "güçün yetiyorsa vur, al" devrinde yaşıyorsak okulları kapatalım derebeylik dönemine geri dönelim. Kuşanalım silahlarımızı kim kimin hakkında gelirse artık....Bir insan bu kadar pislik olmaya zorlanır mı? Kanunlar neden var? Kurallar neden var? Devletin kolluk güçleri neden var? İnsanca yaşamak için değil mi? Ben bu itleri sırtımda taşımak zorunda mıyım? Tıkın bu köpekleri içeriye lakin yatırmayın, yol yaptırın köprü, okul, imaret artık memleketin neye itiyacı varsa çalıştırın. Aman dikkat fazla yemek te vermeyin azmasınlar. Alışmış bu köpekler vur, kır, dök içeriye gir yat sonra çık kaldığın yerden devam et.Oh ne ala!
Tüm bunlardan sonra şimdi insan bir taraftan da Neyzen Tevfik gibi hissediyor. Ne diyor neyzen:
...
ben bu dünyanın devr-i devranını,izzet-i nefsini s..k..yim,
yansın bu ibneler su veren itfayenin hortumunu s..k..yim,
...

Artık bıktık! İyi insanların hak ettikleri gibi insanca yaşamaya, eğitim öğretim almaya, sağlık hizmetlerinden faydalanmaya hakkı var. Bu insanların vergilerini sülük gibi yaşayan bu tiplerin yemeye hakkı yok. Biri çalışıyor bini yiyor nasıl bir düzenektir ben de anlamadım.
Devir sapla samanı ayırma devridir.Olayları sürekli Allah' a havale ederek olmaz, önce çaba gösterelim sonra cenab-ı hakk' tan bekleyelim. Etraftaki bu pisliklerin yaptıklarına göz yummayalım...Bu da benden:
Kapatırsan olanlara gözünü,
Gün gelir kaptırırsın bu itlere g..tünü.